28 Ekim 2022 Cuma

CUMHURİYET BAYRAMI (ŞİİR)

 Düşman ordusuları(orduları) değil de

Düşman ordusularının(ordularının) öncülleri olan

Akıldışı-ahlakdışı moda türü, ahlakdışı-bilimdışı pilaj(pılaj, plaj) türü

Ahlakdışı mekan türü, ahlakdışı özel sektör türü, ahlakdışı-bilimdışı siyaset türü

Ahlakdışı sanatçı türü, ahlakdışı ünlü türü

Ahlakdışı müzik türü, ahlakdışı sinema türü, ahlakdışı Tv dizisi türü

Ahlakdışı Tv yarışması türü, ahlakdışı festival türü, ahlakdışı müzik konseri türü

Ahlakdışı tanıtımca(reklam) türü

Astroloji, medyumluk, falcılık

Ahlakdışılık ve bilimdışılık sarmakta heryeri

Oysa 'Türk' demek 'Önce ahlak'

'Atatürk' demek 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek

'Türkiye' ve 'Atatürk' diye ahlakdışı-bilimdışı bu durum nereye gitmek

'Türkiye' ve 'Atatürk' diye bu durum ülkeyi, vatanı, milleti nereye götürmek

Ne işe yarıyor bu ülkedeki 200 üniversite

Topluma mantık öğretmiyorsa,

Ahlakdışı pilajlarda(pılajlarda, plajlarda) da, ahlakdışı otellerde de

Yani ahlakdışı mekanlarda da

Ahlakdışı moda, ahlakdışı giysilerle de

Sigara, içki ile de

Pirsingli, dövmeli bedenlerle de

Ahlakdışı danslarla da

Ahlakdışı müziklerle de

Ahlakdışı sanatçılarla da

Ahlakdışı ünlülerle de

'Cumhuriyet bayramı' kutlamak

Hem mantıksızlıktır, hem ayıptır, hem acıvericidir(acı vericidir), hem akıl-ruh sağlıksızlığıdır

Hem 'Atatürk cumhuriyeti'ne, hem demokrasiye, hem laikliğe, hem özgürlüğe

Hem insanlığa ihanettir, düşmanlıktır

Bu şiiri okuyunca anlayacaksınız

Ancak önce bilin ki mantık yoksa demokrasi de, özgürlük de, ahlak da, adalet de

Akıl-ruh sağlığı da yoktur

Çünkü mantık 'Doğruya giden yolun başı'dır

Çünkü mantık 'Ben dürüst olmak istiyorum' demektir

Bu nedenle ki mantıklı olmayan insanlara da, mantıklı olmayan toplumlara da

Mantıklı olmayan ülkelere de, mantıklı olmayan devletlere de

Mantıklı olmayan hukuka da güvenilmez,

Bir elinde akıldışı-ahlakdışı moda

Bir elinde ahlakdışı-bilimdışı siyaset

Ezbere, mantıksız, bilinçsiz, tutarsız, insanlıkdışı yaşıyor insanlık

Sözcüklerin ve tanımlarım doğru anlamlarından uzaklık içinde insanlık

Demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü, adaleti ahlaka ve bilime aykırı şeyler

Yapmak serbestliği 

Demokrasiyi siyaset ile yönetilmek

Adaleti hukuk sanıyor

Oysa siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünya

Hukuk da siyasetin yaptıkları, siyasetin istedikleri yani hukuk da ahlakdışı-bilimdışı dünya

Bu nedenle ki Batıda ahlakdışı ve bilimdışı herşey serbest

Oysa demokrasi, laiklik, özgürlük, adalet 

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi,

'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek

Çünkü ahlak beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran en büyük nitel fark

Bilim beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrenin nicel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran en büyük nicel fark,

'Cuma' deniliyor da

'Cu' ne demek bilen var mı

'Cumhuriyet' deniliyor da

'Cumhur' sözcüğü 'Halk, topluluk' demek de

'Cu' ne demek, bilen var mı

Bence doğruları 'Cüma', ve 'Cümhür', ve 'Cümhüriyet' onların

'Cü' sözcüğü 'Cümle' yani 'Herkes' anlamında

Ve 'Hür' sözcüğü de 'Hürlük' demek

Demek ki başkalarının dili, sözcükleri ile mantık, tutarlılık olmuyor

Öyle ki 'Hürlük' sözcüğü 'Özgürlük' değil 'Serbestlik' demek

Çünkü 'Özgürlük' sözcüğü 'Özün gür gelişimi' demek

İnsanın ve insanlığın doğru özü de 'Ahlak' ve 'Bilim'dir

Yani 'Özgürlük' tanımı 'Ahlaka ve bilime uygunluk', 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek

Yani 'Özgürlük' sözcüğüne yalnızca bedenin sağlıklı olması değil

Ruhun, beyinin de ahlaklı ve bilimsel olması dahil

Oysa 'Serbestlik' sözcüğü 'Serilmek' yani 'Bedenin serilme'si anlamında

Görülüyor ki dil çok önemli

Ve Türkçesi de dil de, özgürlük de, mantık da, demokrasi de olmuyor,

'Cumhuriyet bayramı' kutlanıyor da

Türkiye'de 'Cumhuriyet' tanımı 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek, bilen var mı

Çünkü Atatürk 'Önce ahlak ve bilim

Beni değil ahlakı ve bilimi dinleyin, örnek alın'ı öğretti, öğütledi

Ancak ahlakdışı pilajlardan(pılajlardan, plajlardan), ahlakdışı moda serbestliğinden

Zina, genelev, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, ahlakdışı otel, ahlakdışı işyeri serbestliğinden

Astroloji, medyumluk, falcılık serbestliğinden görülmekte ki

Birileri 'Cumhuriyet'i 'Ahlakdışılık ve bilimdışılık serbestliği' olarak anlamakta

Tıpkı Ramazan bayramı, ve Kurban bayramı dini inanç tatililerinde

Sütyen-külot, dişi-erkek, çocuk-yetişkin, karışık

Ahlakdışı pilajların doldurulması gibi mantıksızlık, tutarsızlık, bilinçsizlik durumu,

'Cumhuriyet bayramı' deniliyor da

'Cumhuriyet'in Atatürk'teki, Atatürkçü tanımı nedir, bilen var mı

Ahlakdışı insanların da, bilimdışı insanların da 'Cumhuriyet bayramı'nı kutlamıyorum

Batıda 'Cumhuriyet' ahlakdışılık ve bilimdışılık serbestliği ya da egemenliği olabilir

Ancak felsefede, bilimde, mantıkta, akıl-ruh sağlığında, demokraside, laiklikte, özgürlükte

Adalette, dinde, medenilikte 'Cumhuriyet' tanımı

'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek

Akıldışılıktır, akıltutulmasıdır(akıl tutulmasıdır) ahlakdışı-bilimdışı insanların

Ahlakdışı giyinenlerin

Astrolojiye inananların 'Cumhuriyet 

Bayramı'nı kutlamaları

İşte böyle böyle yok oluyor, yıkılıyor

'Önce ahlak' demek olan Türklüğün Türkiyesi

Atatürk düşmanları da, Batı da değil toplumdaki mantıksızlık yıkıyor, yok ediyor

'Önce ahlak ve bilim' üzerine kurulu Gerçek Türkiye'yi

Ve Atatürkçülük sözdekalıyor(sözde kalıyor)

'Cüm' hür de, 'özgür' değil,

Önce 'Cumhuriyet' sözcüğünün Türkçesini bulun

Sonra ahlaklı ve bilimsel olun

Sonra 'Cumhuriyet bayramı'nı kutlayın

Türkiyede ve Türkçede bayramlar böyle kutlanır

Atatürk 'Benim dediğim herşeyi, benim yaptığım herşeyi yapın' demedi

'Ahlakın ve bilimin dediği, istediği herşeyi yapın' dedi

Ve Arabça 'Cumhuriyet' ile 'Türk bayramı' kutlamak çok büyük mantıksızlık

Ne işe yarıyor bu ülkedeki 200 üniversite

Topluma Türkçe öğretmiyorsa

Ve 'Cumhuriyet' değil o, 'Cümhüriyet'

Ve siyaset ile 'Cumhuriyet' bayramı kutlanılmaz

Çünkü siyaset toplumu bölmek ve insanları birbirlerine düşman etmek demek

Oysa cumhuriyet 'Birlik, toplanmak, topluluk' demek.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.10.22/04.06


25 Ekim 2022 Salı

YUKARI TÜKÜRSEN AKP AŞAĞI TÜKÜRSEN CHP DURUMU (ŞİİR)

 'Özgürlük' serbestlik değil ahlakçılık ve bilimsellik demektir

Çünkü beyinin nitel zirvesi ahlak, nicel zirvesi bilimdir

Ve insanlar için, beyinsiz özgürlük olmaz

'Adalet' demek hukuk demek değil çünkü adalet ahlakçılık ve bilimsellik demek

Oysa hukuk ahlakdışı-bilimdışı siyaset ya da politika dünyası yapmakta,

Durum ki sözcükler konusunda insanlık büyük bir cehalet, mantıksızlık içinde

Bu nedenle de sözcükleri ezbere, alışkanlık olarak kullanmakta

Bence 'politika' sözcüğü 'Çoklu yol' yani 'Seçenekleri çoklaştırmak' demek

Çünkü 'Poly' sözcüğü 'Çok/Çoklu', 'tika' da 'Patika' sözcüğünde de olduğu gibi 'Yol' demek

'Siyaset' sözcüğü de gerçekte 'Ziyaset' yani 'Işığın yani gündüzün yani ülkenin düzenlenmesi'

Demek olabilir yani politika 'Yol', siyaset de 'Düzenlemek' demek olabilir

Çünkü Türk dil kurumu'na göre 'Siya' Rumca sözlük, ve denizcilik ile ilgili bir sözcük

Oysa yine Türk dil kurumu'na göre 'Siyaset' sözcüğü Arabça sözcük

Bu durumda açık ki eğer siyaset sözcüğü Arabça ise 'Siyaset' değil 'Ziyaset' olmalı

Çünkü yoksa 'Siyaset' sözcüğü Arabça olmaz

Buradan da İngilizcedeki 'Düzenleme' anlamına gelen 'Set' sözcüğünün de gerçekte Arabça

'Sedd' sözcüğünden gitme olduğunu anlıyoruz

Bu durumda görülmekte ki 'Politika' ve 'Siyaset' sözcükleri eş anlamlı değil, farklı anlamlı

Yani politika sözcüğü 'Seçenekler üretmek' yani serbestlik ya da özgürlük anlamına gelirken

'Siyaset' sözcüğü ise

'Düzenleme' anlamına gelmekte ki düzenleme de hem diktatörlük için düzenlemek

Diktatörlüğe göre ya da 'Birşeye göre' ya da 'Keyife' göre düzenleme yani baskıcılık olabilir

Hem de yeni seçenekler üretmeden, var olanı düzenlemek olabilir

Bu durum da neden demokrasinin Batıda, diktatörlüğün Doğuda yaygın olduğunu anlatabilir

Bu anlamdan olarak açık ki 'Politikacı' sözcüğü de, 'Siyasetçi' sözcüğü de farklı anlamlı olur

Bizdekilerin de kendilerine neden 'Politikacı' değil de 'Siyasetçi' dedikleri anlaşılabilir

Durum ki 'Politika' ve 'Siyaset' farklı şeyler ancak bu durumda açık ki demokrasi demek

'Politika' demektir, 'Siyaset' demek değil yani politika olan yerde demokrasi olabilir

Ancak siyaset olan yerde demokrasi olmaz

Kaldı ki demokrasi de 'Ahlakçılık ve bilimsellik' demek, yani siyasetçilik demek değil,

Durum ki uygulanmakta olan politika türü de, siyaset türü de

Yani Batı da, Doğu da 'Toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine karşıt yapmak' olmuş

Ancak politikaya da, siyasete de doğru yani ahlaklı ve bilimsel içerik verilebilir

Ahlak ve bilim çünkü ahlak beyinin, insanlığın, evrenin nitel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en büyük farktır

Bilim de beyinin, insanlığın, evrenin nicel zirvesidir

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en büyük farktır

Yani kötü anlamları olmayan 'Politika' sözcüğüne de, 'Siyaset' sözcüğüne de doğru içerik

Verilirse politika da, siyaset de kötülük olmaktan kurtarılır

Ve hem ülkeler, hem de dünya için yararlı duruma gelirler,

Türkiye'de siyaset ya da politika 'Toplumu bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek'

Durumunda

Ve ya 'Bilimdışılık istemek', ya 'Ahlakdışılık istemek' olarak uygulanmakta

Örnek ki Akp bilimdışı bir ülke ve dünya ister durumda

Chp de ahlakdışı bir ülke ve dünya ister durumda

Oysa Muhammed 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' dedi

Atatürk de 'Ben sıporcunun(sporcunun) da ahlaklısını severim' dedi

Yani Akp eğer ise Muhammedçi ise bilimsel olmayı

Chp de Atatürkçü ise ahlakçı olmayı seçmek zorunda

Ancak durum ki Akp'yi seçmek demek bilimdışılığı seçmek

Chp'yi seçmek demek ahlakdışılığı seçmek demek

Yani 'Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal' durumu

Ve Türkiye 'Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal' durumu olmamalı

Bunun için de Türkiye 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de dediği gibi

'Ahlak ve bilim' ile yönetilmeli

'Ne yapacaksın bilimi' diyen siyaset türü ile de

'Ne yapacaksın ahlakı' diyen siyaset türü ile de

Ahlakdışı-bilimdışı siyaset türü ile değil,

Önerim ki siyasete de, politikaya da 'Ahlakçılık ve bilimsellik görevi' verilmeli

Ahlaka ya da bilime aykırı siyasi parti kurmak

Ahlaka ya da bilime aykırı siyaset yasaklanmalı

Yoksa politika polyester, siyaset de siyahın yani karanlığın egemenliği durumu olur

İnsanlar yemek yemekten ya da cinsellikten ya da para kazanmaktan duydukları hazdan

Daha çoğunu

Ahlaklı ve bilimsel olmaktan duymadıkça ne kendileri, ne ülkeleri, ne dünya, ne insanlık

Kurtulur

Ve dünya da ya tımarhaneye ya kerhaneye döner

Demek ki Türkiye'ye de, tüm dünyaya da ahlakçı ve bilimsel siyasi partiler

Ya da politik partiler gerekli.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 26.10.22/02.23

24 Ekim 2022 Pazartesi

İNSANCA OLDU (ŞİİR)

 Sigara zararlı da siyaset değil mi

Sigara kanser yapar, ölüm saçar

Siyaset de ahlaksızlık, bilimdışılık, aptallık, düşmanlık, yoksulluk, savaş, ve ölüm saçar

Ahlaksızlık zeka da ahlak değil mi

Ahlaksızlık onursuz yapar, ahlak onurlu

Denilmez mantıksızlığa onurlu

Denilmez siyaset yaparsa, dünya insanca oldu,

Güle benzettin sevdiğini

Canına diken oldu

Canına benzettin sevdiğini

Canını yakan oldu,

Hiçbirşeye benzetme hiçkimseyi

Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyuyorsa insan, doğru insan

Değilse yalan,

Din hadisileri diyor ki

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır'

Din hadisileri'ne aykırı ise insan

Hükümdar da olsa, alim de olsa doğru değil yalan,

İnsan seçmeyi bil

Doğru seçmeyi bilmeyen akıl yanlış akıldır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği din ile insan seçmeyi bil

Doğru insanı seçmek, kendini doğru seçmektir

Yanlış insanı seçmek, kendini yanlış seçmektir,

'Canım' dedin sevdiğine, canını yakan oldu

'Ruhum' dedin sevdiğine, ruhunu yıkan oldu

Din hadisileri'nin tanımladığı dine uy

Dünyaya bir kez gelir insan

Mutsuz olsan da de ki o da onurlu oldu,

Kapılma dünya hazzına

İçi lav, kor, ateş birşey dünya

Uyma beden köleliğine

İçi iğrenç birşey beden

Yapayalnız kalsan da de ki o da insanca oldu,

Kur ülkeni

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uygun

O zaman de ki ülke insanca oldu

Kur dünyayı

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine göre

O zaman de ki dünya insanca oldu.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.10.22/08.50


23 Ekim 2022 Pazar

6 ALTI (ŞİİR)

 Oda dört duvar, bir tavan, bir taban, 6

Tevrat'ta Şeytan'ın sayısı 666

Kuran 6666 ayet

Beyinin bölümleri 6

Elmasın kökeni olan

Organikliğin, canlılığın temel özelliklerinden olan, yaşamın(hayatın) temel elementi olan

Ve evrende bolluk açısından 6. sırada bulunan karbonun atom ağırlığı sırası

Ve harf toplamı 6

Yerin altı var, üstü var

Göğün altı var, üstü var

Herşeyin üstü, altı var

Durum ki 7 değil 6 kıta var

Durum ki insanda temel 6 iç organ var

66 nedense sahipsiz kalmış, belki insanlığın ya da geleceğin sırrı 66'da

Ancak 66 sayısını oluşturan sayılar da 6

Bu sayıların toplamını oluşturan sayıların toplamı da 3 yani 6'nın yarısı

İnsanlık için önemli sayı 6,

6'nın altı sıfır yani evren

Üstü 1 yani herşey bir

Kancalı tırkı yani kancalı kapı kilidi yani korunma, güvenlik 6 biçimli

Altın 6 ki ekonomik korunma biçimlerinden de biri

6'nın altı 5, üstü 7 yani 6 ne kibir ne 7'yi alındırmak

5 ve 7'nin toplamını oluşturan sayıların toplamı da 6'nın yarısı

Tek basamaklı en büyük sayı 9'un ters yazılışı 6

1 üstüne 5, 2 üstüne 4, 3 üstüne 3, 4 üstüne 2, 5 üstüne 1 eklenip 6'ya gider

7 1'i, 8 2'yi, 9 3'ü çıkarıp 6'ya gider

10'a kadar sayıların hem tam ortası yani tarafsızlık ve adalet

Dinin zirvesi, doğruluğun simgesi olan

Düşünsel olgunluğun

Yani mantığın yani akıl-ruh sağlığının başarısı olan 'İnziva' 6 harfli

Hem 1 üstü yani ilerleme, hem var oluş, hem korunma

Sayıların en önemlisi 6

İnsanca olmak için, doğruyolda(doğru yolda) olmak için

Biri dikkat, biri mantık, biri ahlak, biri bilim, biri vicdan

Biri inziva olmak üzere 6'yı mutlaka tamamla.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.10.22/05.08


HALK OYLAMASI YA DA REFERANDUM DEMOKRASİ DEĞİL DİKTATÖRLÜKTÜR SAVIM (ŞİİR)

 Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Hem demokrasiyi kullanmak, hem de demokrasiye ihanet etmek durumu içinde bulunmakta

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Varlığını demokrasiye borçlu olmasına karşın sözcüklerin içlerini boşaltıp

Sözcüklerin içlerini saçmasapan, abuksubuk ya da sözcüğün gerçek anlamına aykırı

Durumlarla doldurmakta

Ve insanlığı demokrasi diye demokrasiye aykırı, insanlıkdışı bir dünya türüne doğru

Götürmek durumu göstermektedir

Örnek ki kendi yaptığı yasaları insanlığa hukuk, adalet diye yutturmaktadır

Oysa adalet ahlakçılık ve bilimselliktir ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki siyaset özgürlüğü serbestlik olarak yutturmaktadır

Oysa özgürlük ahlaka ve bilime uygun serbestliktir yani ahlakçılık ve bilimselliktir

Ancak siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünyadır,

Yine örnek ki siyaset halk oylaması ya da referandum dediği şeyi

İnsanlığa demokrasi olarak yutturmaktadır

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Yani halka değil ahlaka ve bilime sormaktır

Ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Bu nedenle de çözümleri ahlaka ve bilime değil ahlakı ve bilimi umursamazlık

İçinde bulunan insanlığa sormaktadır

Bu nedenle ki halk oylaması ya da referandum denilen şey

Gerçekte demokrasi değil diktatörlüktür,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark ahlaktır

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark da bilimdir

Bu nedenlerle ki halk oylaması ya da referandum olan yerde

Demokrasi değil diktatörlük vardır,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demek olduğu için

Başka türlü de anlamı ve gereği olmadığı için

Demokrasinin amaçı(amacı) ahlaka ve bilime aykırılığı değil

Ahlakı ve bilimi mutlu etmektir

Bu nedenle ki bir ülkede insanların tümü mutlu olsa

Ancak bir tek alim ya da alime mutsuz olsa

O ülkede demokrasi yok demektir

Demokrasinin ölçütü ahlakdışı-bilimdışı insanlar değil, ahlakçı-bilimsel insanlardır

Durum ki siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya

Halk oylaması ya da referandum denilen şeylerle hem insanlığı aldatmakta

Hem de varlığını sağlamlaştırmaktadır,

Düşünün

Sodom, Gomora, Pompei denilen ahlaksız yerlerde

'Ahlaksızlık yasaklansın mı?' sorusuna halklarının çoğunlukları 'Hayır' derlerdi

Düşünün

Nazi imparatorluğunda

'Vahşet yasaklansın mı?' sorusuna halkının çoğunluğu 'Hayır' derdi

Genelevlerde halk oylaması ya da referandum yapılsa 'Fuhuşa evet' çıkar

Meyhanelerde halk oylaması yapılsa 'İçkiye devam' çıkar

Durum ki halk oylaması ya da referandum denilen şey saçmalığın dünyasıdır

Çünkü ahlakı ve bilimi umursamazlıktır

Halkı onurlandırmak değil halka ihanettir çünkü ahlaka ve bilime ihanettir,

Anayasa denilen şey ahlak ve bilim ile dolmalıdır

İnsanların ahlakdışı-bilimdışı istekleri ile değil

Yoksa anayasa demokrasiye ve akıl-ruh sağlığına değil

Babalaragelmeye(Babalara gelmeye)

Yani ya Batıda olduğu gibi ahlakdışılığın diktatörlüğüne

Ya da Doğuda olduğu gibi bilimdışılığın diktatörlüğüne yardım eder

Halk oylamasına ya da referanduma hayır

Ahlaka ve bilime evet

Yoksa demokrasi denilen şey diktatörlüğe dönüşür

Diktatörlük de demokrasi diye yutturulur

Çünkü siyasetin kendisi zaten akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı olduğu için

Yasaklanmalıdır

Yani yasaklanması gereken birşeyin halk oylaması ya da referandum yapması

Tuhaftır, gülünçtür, utançtır, mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, aldatmacadır

Bu nedenle ki diktatörlüklerin sevdikleri şeylerden biri de halk oylaması

Ya da referandum denilen şeydir

Çünkü siyasetin de, diktatörlüklerin de ahlaka ve bilime soracak cesaretleri yoktur

Çünkü hem ahlakdışı ve bilimdışı dünyalardır

Hem de halkları kolayca kandırabilirler ancak ahlakı ve bilimi kandıramazlar

Çünkü ahlakın ve bilimin doğru, evrensel ölçütleri vardır

Halk oylaması ya da referandum denilen şey ya diktatörlüğü sürdürmek

Ya da diktatörlük getirmek içindir

Bilin ki ahlak ve bilimsellik olmayan yerde diktatörlük vardır

Çünkü ahlak ve bilim evrensel vicdanın başlangıçıdır(başlangıcıdır)

Hiçbir referandum ahlakçı ve bilimsel sonuç istemez

İstese zaten halka değil ahlaka ve bilime sorar

Halk oylaması ya da referandum demokrasinin değil diktatörlüğün belirtisidir

Zaten doğru halk 'Bana değil ahlaka ve bilime sorun' der

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in

Ve 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün dediği gibi.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.22/16.10

17 Ekim 2022 Pazartesi

AKP’YE MANTIK DERSİM-1-KADER (ŞİİR)

 'Mantık' sözcüğüne Türk dil kurumu 'Arabça' diyorsa da

Bence Türkçe sözcük çünkü Türkçedeki 'İnsan' anlamına gelen 'Men/Man' sözcüğünden

Ve 'Tıkırtıkır/Tıkır tıkır' anlamına gelen Türkçe sözcükten türetilmiş

Yani savım ki 'Mantık' sözcüğü 'Tıkırtıkır çalışan beyin' anlamında sözcük

Yani 'Mantık' sözcüğü de Türk dil kurumu'nun yanıldığı sözcüklerden bence,

Mantık dikkatten sonraki en önemli şeydir çünkü dikkat olmazsa mantık da olmaz

Ve mantık olmazsa akıl-ruh sağlığı, felsefe, bilim, ahlak, din, adalet de olmaz

Bu nedenle okullarda okutulması gereken en önemli ders mantık dersi olmalıdır

Ancak durum ki üniversitelerde bile mantık öğretilmiyor ki üniversite mezunu insanlar bile

Mantıksızlık içindeler

Örnek ki kimisi sütyen-külot ortalıkta dolaşıyor

Kimisi sigara, içki içiyor

Kimisi astrolojiye, fala, büyüye inanıyor

Kimisi bozulan araçları, eşyaları, cihazları dua ile onarmaya çalışıyor

Kimisi hastalıkları tıp(tıb) bilimi ile değil dua ile iyileştirmeye çalışıyor

Kimisinin bedeni pirsing, dövme gibi ilkellik, vahşilik kültürüleri(kültürleri) ile dolu,

Her dilde her harf, nokta, virgül bile çok önemlidir

Bu nedenle ki sözcüklerde harf, nokta, virgül eksiltmek çok yanlıştır

Çünkü sözcüklerin anlamsızlaşmalarına da, anlaşılamamalarına da neden olabilir

Örnek ki Arabçadaki 'Kader, keder'

Türkçedeki 'Elek, yelek'

Bu nedenle ki ilerlemek, yükselmek, güçlenmek isteyen bir ülke ya da toplum

Önce kendi dilini geliştirmelidir, güçlendirmelidir

Yani el sözcükleri ile dil olmaz

Ancak görülmekte ki üstelik de Türkçeleri varken Türkiye'ye 'Hijyen, etik, vizyon, misyon

Performans, aktivite, aktivasyon, kıyafet, fikir, bariz, devasa, kadim, bahsetmek' gibi

Yabancı sözcükler katılmakta

Oysa bir ülkenin ya da toplumun gücünü önce dilindeki başarı belli eder

Gerçek ki 'Yabancı sözcük' sanılan pekçok sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir,

'Kader' sözcüğünün yalnızca kullanılış biçimine bakılsa da

'Ben çok kaderliyim', 'Ben çok kadersizim'

'Kaderimde zengin olmak da varmış', 'Kaderimde yoksul olmak da varmış' gibi 

Örneklerinde görüldüğü gibi

Hem olumlu, hem de olumsuz anlam içeren, öziçeriksiz ve dışsal bir sözcük olduğu anlaşılır,

Dil başka diller üzerine kurulursa sözcükleri zamanlar anlamsızlaşır, tuhaflaşır, anlaşılmazlaşır

Örnek ki 'Kader' denilen sözcüğün doğrusu, Arabçadaki 'Dehr' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de birisinin başına birşey gelmesini anlatan 'Dehere' sözcüğünden

'Dehr' sözcüğü de Saba(Sebe) dilindeki 'Dhr' sözcüğünden geliyormuş

Sabaca 'Dhr' sözcüğü de 'Yok etmek' anlamına

Ancak eski bir Sami dili olan Ge'ez dilinde 'Dhr' sözcüğü 'Kutsamak' ve 'Lütufta bulunmak' 

Anlamlarına geliyormuş

'Sami' ise 'Arap, İbrani, Süryani (Arami, Keldani, Asuri), Akad' gibi halkların ait olduğu kitle

Bu nedenle eski Arap şairleri başlarına gelen iyiliği hem de başlarına gelen kötülüğü de

'Dehr' olarak tanımlamışlar

Ancak dikkat edin, 'Kendilerinin yaptığı ya da kendilerine yapılan iyilikleri ve kötülükleri' değil

'Başlarına gelen' iyilikleri ve kötülükleri

Ancak Arabçadaki 'Keder, heder, ender' sözcüklerinin olumsuz anlamlarından da 

Anlaşılacağı gibi Arabçada iki heceli sözcüklerde 'der' son eki olumsuzluk vermekte

Bu nedenle ki iki heceli olan 'Kader' sözcüğü de olumsuzluk demek olur

Yani bu durumda, olumlu, iyi, güzel, mutlu şeylere 'Kader' denilemez

Yani yalnızca kötü şeylere 'Kader' denilebilir

Dilfelsefesi, dilmantığı, ve dilbilimi gereği ,

Vikipedi'de diyor ki 'Kader ya da yazgı=Önceden ve değişmeyecek bir biçimde belirlenmiş 

Olay akışı'

Ancak bu tanım 'Kader' sözcüğüne hem doğaüstü bir anlam vermeye çalışan

Hem 'Olay akışı' diyen yanlış bir tanımdır

Çünkü 'Kader' denilen şey 'Olay akışı' değil, 'Son, son durum'dur

Ve 'Son'lar insanların kendilerince de, başka insanlarca da yapılabilir

Örnek ki başka bir ülkeye giden insan da 'Kaderimde buralara da gelmek varmış' diyebilir

Ki kendi isteği ile oraya gitmiş olmakta

Örnek ki kendisine atılan iftira yüzünden hapisedüşen(hapise düşen) insan da 

'Kaderimde hapisedüşmek de varmış' diyebilir

Örnek ki sivrisinekten bulaşan sıtma sonuçu(sonucu) ölen insanın son sözü de

'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki kafasını direğe vurup ölen insanın son sözü de 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Örnek ki deprem ile evi yıkılan insan da 'Kaderimde bu da varmış' diyebilir

Demek ki 'Kader' sözcüğü öncelikle 'Birşey yapmaya gücü olan birşeyi' içerir

Yani dünyadaki ve evrendeki, insanlara yönelik birşey yapmaya, oluşturmaya yönelik herşey

'Kader' yapabilir

Dini inançlarda ilah var olduğundan ilah da insanlara yönelik birşeyler yapma olanaklıdır

Bu durumda 'Kader' genelde beşe ayırılır(ayrılır):

1- İnsanın kendisinin yaptığı kader

2- Öteki insanların yaptığı kader

3- İnsan olmayan canlı varlıkların yaptığı kader

4- Cansız varlıkların yaptığı kader

5- İlahların yaptığı kader,

Bu durumda örnek ki gerekli bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlerin alınmadığı

Kömür ocaklarındaki gırizu(grizu) gibi nesnel nedenli kazalar da

Göçük gibi öznel nedenli kazalar da 'İnsani kader'lerdendir yani 'İnsan nedenli kader'lerdir

Yani bu kaderlerde örnek ki ilahların etkisi yoktur

Oysa deprem insanların yaptığı birşey değildir ancak depreme karşı dayanıklı 

Yapılar yapmamak yani depreme karşı bilimsel, teknolojik, ve insani önlemlere uymamak

İnsani etkidir

Ancak bu durumda da ya 'İnsanların önlemleri ilahların yaptıklarını yenebiliyor' durumu

Ya da 'İlahlar kendi yaptıklarına karşı insanların savaşmasını, mücadele etmesini 

Önlem almasını istiyor' durumu oluşur ki bilimde ve teknolojide ilerleme

İkinci durumun geçerli olduğunu göstermekte ki durum ki Hıristiyan(Hristiyan) Batı

Bunu anladığı için bilim ve teknoloji ile sorunlara karşı önde,

Bu durumda açık ki bilimsel ve teknolojik önlemler alınmadığı için oluşan kazalar

'İlahi kader' olarak tanımlamazlar, yorumlanamazlar

Yani insanlar yaptıklarını ya da yapmadıklarını 'İnsani kader' olarak tanımlayabilirler

'İlahi kader' olarak değil

Çünkü bilimin ve teknolojinin sorunlara karşı başarısı ilahların yapacaklarına karşı

İlahların önlem alınmasını istedikleri açıktır yoksa bilim ve teknoloji hiçbir sorunu çözemezdi

Bu durumda dinsel inançlar açısında yalnızca ölüm 'İlahi kader' olarak tanımlanabilir

Ölümlerin nedenleri değil

Bu nedenle örnek ki hiçbir maden ocağı kazası 'İlahi kader' olarak tanımlanamaz

Çünkü ya insan hatasıdır(yanlışıdır)

Ya da Allah vermiş olsa da önlem alınması gerekir çünkü durum ki Allah böyle istiyor

Çünkü Muhammed de 'Din bilimdir, Çin'de de olsa gidip öğrenin'

Ve 'Devenizi önce sağlam kazığa bağlayın, sonra Allah'a emanet edin' diyor

Ve bilim, teknoloji, medenilik ilerlerse sorunlar ya azalmakta ya yok olmakta

Bu nedenle ki pekçok hastalık, en azından pekçok ülkede artık yok olmuş durumda

Yoksa asla yok olmazlardı

Bu nedenle ki İslamiyet dini inançında(inancında) 'Doğal ölüm'den 

Yani, Allah'ın kendisinin doğrudan verdiği 'Ölüm'den başka

Boyuneğilecek(Boyun eğilecek) kader yoktur

Batı dünyası bunu anlamış ki bilimde ve teknolojide ilerlemekte

İslamcı dünya bunu anlamamış olmalı ki bilimde ve teknolojide gerikalmakta(geri kalmakta)

Bu durumda açık ki Allah verdiği sorunları 'Boyuneğilsin' diye değil 

Çözülsün, insanlığın zekası(anlakı) ilerlesin diye vermekte

Bu nedenle ki hadis 'Bilim Çin'de de olsa gidin öğrenin' diyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.22/05.15